LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VAKFI BAŞKANLIĞINA

   Sevgili LÖSEV ailesi ve çalışanları tarih 14.09.2005'i gösterdiğinde sadece karın şişmesi olarak doktora götürdüğümüz biricik kızımız HANİFE'ye lösemi teşhisi konulduğunu duyunca hepimiz şok olduk. Eşim Aksaray'da ben ise Lüleburgaz'da çalışıyordum ama bu acı haberi alınca hepimiz şok olduk ne yapacağımızı bilmiyor ve şaşkındık. Çocuğumuzu (X) bir hastaneye yatırdık ve tedavisine başladık. Ama ne hastane! yatacak yer yok, eşim tartaklanıp dışarı çıkarılıyor o hastane bu hastane tahlil yaptırmak için geziyordu. Ama kimse paran pulun varmı sormuyordu.

   Ve tedavisinin 6. günü LÖSEV LÖSANTE hastanesinde bir çocuk cenneti ile karşılaştı. Sanki evimizde gibi halimiz hatırımız soruluyordu. En önemlisi bütün personel bir anne şefkati ile çocuğumla ilgilenmişlerdi. Hatta çocuğumuz bile hastanenize alışmıştı ilgilenmelerinden dolayı, çocuğumuzda annesi ile kalabiliyordu hatta memleketimize gitmemiz için yol parası bile karşılanıyordu.

   Ankara'ya gidip gelmemiz çocuğumuza bağlanan burs maaş her ay hesabına yatıyor. Gönderdiğiniz gıda paketi ile beslenmesini sağlıyoruz en önemlisi çocuğun, çocuğumuzda tedavisini oluyordu.

   Allah'tan başka ne isteyebilirdik ki? son gönderdiğiniz gıda paketini alınca bilemezsiniz ne kadar çok sevindik. Kısacası LÖSEV bir cennet, bir sıcak yuvadır.

   Lösemili çocukların umut ağacısınız hepinizden Allah razı olsun demekten başka elimizden birşey gelmiyor. Sizler görev ve insanlığınızı fazlası ile yaptınız biliyoruz, bu hususta saygılar sunarız.

   Şimdi sıra devlet büyüklerimizdedir. Biz LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR KENTİ'nin kurulmasını talep etmekteyiz. Bizlerinde üzerlerine düşen her türlü görevi kabul ediyoruz. İlgililere tarafınızdan bildirilmesini diler saygılar sunarız.


F. G.

12.10.2006

"Ben Rabia Karapınar, Emir Musab Karapınar’ın annesiyim, oğlum 4 yaşında. Bu yıl temmuz ayında oğluma lösemi teşhisi kondu. Biz Elazığ’dan Ankara’ya geliyoruz. Burada bütün lösemili çocukların aileleri adına konuşuyorum. (devamını okumak için tıklayınız)