

Haydi, herkes sınıflara!
|
Lösemili Çocuklar Okulu’nda 2005–2006 eğitim ve öğretim yılı 17 Eylül Cumartesi günü başladı. 5–6 yaş ana sınıfı, 6–12 yaş ilk öğretim, 12–18 yaş orta kısım olmak üzere 100’ü aşkın çocuğumuz okulumuza kaydını yaptırmıştır.
Bu yıl, yenilenen LÖSEV eğitim kadrosu, çocuklarımıza öğrenerek, eğlenerek, paylaşarak yaşayacakları bir program hazırlamıştır. Ayrıca, okula devam eden çocukların başta okul araç ve gereçleri olmak üzere bütün ihtiyaçları LÖSEV tarafından karşılanmakta, LÖSEV Servisleri tarafından evlerinden alınıp tekrar evlerine bırakılmaktadır.....
|
|
|
| |
ÇOCUKLARIMIZ VE ÇİÇEKLERİMİZLE MUTLUYUZ |
 |
Bir sivil toplum örgütü tüm varlığı ve tüm etkinlikleri ile topluma örnek olmalıdır. LÖSEV bulunduğu her yeri güzelleştiren, yaşayan ve yaşatan bir Vakıf. Yıllar öncesinin çöplük olarak kullanılan, yağmur sularının çamurdan yürümeye izin vermediği alanlar şimdi çiçek açtı. LÖSEV ve kahraman ekibinin çabaları tüm Vadi'ye örnek oldu. Hiç görevleri olmadığı halde LÖSEV ve LÖSANTE personeli el ele verdi, çay molalarında bile taş topladı, yabani otları ayıkladı.
 |
|
|
|
LÖSEVDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR |
|
Yüzyıllardır süren geleneğimizde yardımlaşma ve paylaşma her zaman yer almıştır. Ne zaman bir aç görülse doyurmak, bir yoksul bulunsa yardım etmek, bir hasta görülse ileç olmak kanımızda her vardır biz Türklerin. Hatta düşmanımıza bile çok dara düstüğünde kapımızı açmak Osmanlı'dan beri süregelmektedir.
Türk halkı bu hayırseverliğinin yanı sıra meseleleri çok iyi kavrama özelliğini de taşımaktadır. Kendisine kim dost kim düşman kim dürüst kim sahtekar kimbu ülke için çalışıyor kim bu çocukların istikbalini satıyor her zaman farkındadır.
Her şeyi hemen görse de sabırlıdır bizim halkımız. Zamanı gelinceye kadar bekler. Ancak hiçbir şeyi unutmaz. Bu ülkenin çocukları için yapılan iyilikleri de kötülükleri de bir bir kaydeder beynine. Tıpkı bir bilgisayar gibi saklar hafızasında ileride kullanmak üzere.
Bugün LÖSEV'i Türkiye'nin en çok güvenilen, en çalışkan, en çok bilinen ilk üç sivil toplum kuruluşu arasında değerlendirdiğiniz, lösemili çocuklarımızı yaşattığınız, onların anne babalarının yüzlerini güldürdüğünüz, bizlere de çalışma azmi verdiğiniz için sizlere sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
|
Bir şiir veya öykü kitabı piyasada satmıyor mu, yaz etiketlerine "Geliri lösemili çocuklar içindir" diye satılsın. Bir sanatçının konseri iş yapmıyor mu yaz afişlere "Lösemili Çocuklar yararına konser" diye biletler satılsın. Bir televizyon disizinin izlenme oranı düşük mü, hemen senaryosunda değişiklik yap dizideki çocuklardan biri lösemi olsun, reytingler yükselsin.
Bunların hasta olmadığı halde saçlarını kazıtarak, ağızlarına maske takarak sokaklarda dilenen, para toplayan "sahte lösemililerden" ne farkları var. Hepsi de halkın acıma ve hayırseverlik duygularını istismar etmek değil midir. "Lösemili çocuk" imajını kişisel çıkarları için kullanmak değil midir?
Kimse düşünmüyor... Lösemili Çocukların da duyguları vardır. Onlar da bu olaylardan olumsuz etkilenmektedir. Onlar kendilerini bu yolla istismar eden büyüklerinden nefret ediyorlar. Ama bir gün haklı olarak tepki verecekler ve seslerini yükselteceklerdir.
Lütfen LÖSEV gibi ciddi, güvenilir ve amacı doğrultusunda çalışan adresi belli, eserleri ortada kocaman bir sivil toplum örgütü varken kimse çıkarları uğruna çarpık yollara sapmasın. Sonra toplumsal hasarları çok fazla oluyor. |
LÖSEV Bakanlar Kurulu kararınca KAMU YARARINA çalışan vakıf statüsündedir. Yine Bakanlar Kurulu'nun özel izni ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER'in onayıyla 04.11.2004 tarih ve 2004/8110 sayılı kararı ile izin almadan ve süresiz yardım toplamaya layık görülmüştür.
|
|
KANSERE DAVETİYE |
Bugünlerde hangi kapıyı çalsak, hangi sohbete katılsak bir kanser hastasıyla karşılaşıyoruz. Son zamanlarda artış gösteren bu zor hastalığa acaba biz mi davetiye çıkarıyoruz. Ne dersiniz son pişmanlık fayda eder mi?
|
Kimyasal boyaları, suni tatlandırıcılı meyve suyu diye içmiyor muyuz?
Düzenli egzersiz ve sporların sağlıklı yaşam için şart olduğunu ve kanseri %30 oranında azalttığını bile bile neden tembellik ediyoruz.
Neden sebze ve meyveleri tadıyla, sadece mevsiminde yemiyoruz. Aşırı tarım ilaçları ve hormonlar kullanılmış ürünleri neden soframızdan eksik etmiyoruz.
|
|
Bu kadar zengin Türk mutfağımız varken neden hızlı doyum (fast-food) ürünlerini tercih ediyoruz.
Mis gibi kokan tereyağımız ve Ege'mizin saf zeytinyağları dururken neden margarinleri tercih ediyoruz.
Doğal ve günlük taze süt ve yoğurtlar dururken neden kimyasal katkılı, boyalı suni tatlandırıcılı olanlarını terci ediyoruz. Basit bir soğuk algınlığımızda veya birazcık başımız ağrıdığında hemen ilaca sarılmıyor muyuz? Neden gereksiz yere vitaminler ve enerji içecekleri kullanıyoruz.
Doğal, taze meyveler varken neden katkılı, taklit meyve sularını tercih ediyoruz.
|
Bisiklete binmek veya yaya gitmek yerine araba ve otobüsleri kullanarak egzoz dumanlarını ciğerlerimize çekmiyor muyuz!
Sağlığımıza son derece zararlı ve kanserin tartışılmaz sebebi oluduğunu bile bile sigara içmiyor muyuz?
|
Son derece sağlıklı bir kap olan cam şişe ve kavanozlar varken neden plastik şişeli ürünleri tercih ediyoruz. 40 C sıcaklıkta günlerce bekleyen plastik şişelerdeki suları ve kolalı asitli içecekleri niçin satın alıyoruz. |
Deterjanların bir çoğunun kanser yapan maddeler olduğunu bile bile neden aşırı miktarda kullanıyoruz.
Cep telefonlarımızı gerekli gereksiz her dakika kullanıp radyoaktivitesinden etkilenmiyor muyuz!
|
BİR TAŞLA İKİ KUŞ...
ÖNCE KANSER YAP SONRA İLACINI SAT
|
| LÖSEV'DE SOSYAL HİZMET |
KAMPANYAMIZ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR, YÜZLER GÜLÜYOR ÇOCUKLARIMIZ İYİLEŞİYOR!
"HIZIR GİBİ YETİŞTİNİZ"
"Çocuğunuz lösemi teşhisi mi aldı? Lütfen korkmayın. Yanınızdayız. İhtiyaçlarınız mı var? LÖSEV'i arayın. Kendinizi tüketmeden önce mutlaka LÖSEV'e danışın."
Kampanyadan faydalanan, LÖSEV'e üye olan annlere babalar söylüyor bunu. "Kolay mı? En küçük bir tahlilin, bir torba kanın bile parası yüzlerce milyon lira tutuyor. Otel, yemek, taksi, yol parası için günde 50-100 milyon lira harcanıyor. 3 sene tedavi boyunca yüzlerce milyar lirayı ben nereden bulacağım. Maaşım asgari ücret yani 350 milyon lira. Ateş düştüğü yeri yakarmış. Devlet büyüklerimiz kendi dertlerindeler. Bizi düşünen ne komşumuz, ne akrabamız yok. Hayatımızda karşılıksız yardım yapan bir tek LÖSEV'i gördük."
Bugün özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşayan lösemili hastaların büyük bir çoğunluğu parasızlık nedeniyle tedavilerini yarıda bırakmaktadırlar.
AİLELERE DE GÖREV DÜŞÜYOR
Kampanyamızı tüm Türkiye'de duyurmak ve bütün lösemili çocukların faydalanmalarını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Bunu en iyi ailelerimiz bilir. Ateşin düştüğü anda yanan yer bizim bağrımızdır. Duymamış veya bilmeyen bir aile varsa onları da LÖSEV'le buluşturma görevi eski lösemili ailelerimize düşüyor.
PEKİ TEŞHİSİ YENİ OLMAYAN HASTALAR,
LÖSEV ONLARA YARDIM ETMİYOR MU ARTIK?
1 Şubat 2005 tarihinden önce lösemi hastalığı tanısı alan ve sayıları 2000'i aşan çocuklara da vakfımızın her ay 100-150 milyon TL. sağlık eğitim bursu ve kömürden gıdaya, çamaşır makinesinden ilaca kadar yardımları aralıksız devam etmektedir.
|
LÖSEV'DE HERGÜN KURBAN BAYRAMI
LÖSEV GIDA PAKETİ |
| PINAR BONFİLE |
2 KG |
| PINAR DANA KUŞBAŞI |
2 KG |
| PINAR BEYAZ PEYNİR |
2 KG |
| PINAR SUCUK |
1 KANGAL |
| PINAR SALAM |
280 GR |
| PINAR SOSİS |
240 GR |
| PINAR TAZE KAŞAR |
1/2 KG |
| PINAR RULO TEREYAĞI |
1/2 KG |
| PINAR KAHVALTILIK KAŞAR |
600 GR |
| PINAR TAMYAĞLI SÜT |
1,5 LT. |
| PINAR DİLİM KAŞAR |
900 GR |
Kurban Bayramında kurbanlar kesilir, kavurmalar pişirilir, sofralar zenginleşir. 3-4 gün mideler bayram eder. Sonra yine eski günlere dönülür. Aylarca eve bir kilo et giremez. Kuru ekmeğe talim edilir.
LÖSEV Türkiye'deki ilk kez başlattığı uygulama ile lösemili ailelerin ve çocukların 12 ay boyunca taze et ve et ürünleri yemelerini sağlıyor. Bir çok eve aylarca et giremezken, daha sucuğun tadı bile bilinmezken, LÖSEV sayesinde sofralar her gün bayram ediyor. Annelerin yüzleri gülüyor, lösemili çocukların kan değerleri yükseliyor. LÖSEV'e kurban bağışında bulunulan hayırseverlere her gün dua ediliyor.
PINAR GIDA KUPONLARI YOLLANAN LÖSEMİLİ AİLELER HAKKARİ'DEN EDİRNE'YE KADAR KENDİ İLLERİNDEKİ EN YAKIN PINAR ET BAYİİNE GİDEREK PAKETLERİNİ ALABİLİYORLAR
|
Artık LÖSEV'li çocuklar da kahvaltılarında çıtır ekmeğini sucuklu yumurtaya batırabiliyor veya iyi pişmiş bir bonfileyi iştahla kesebiliyorlar. Çünkü LÖSEV GIDA KUPONLARI yollanan aileler Hakkari'den Edirne'ye kadar kendi illerindeki en yakın PINAR ET bayiine giderek paketlerini alabiliyorlar. İyi beslenen yanakları kırmızı olan, kuvvetlenen şirinlerimiz de Lösemi Canavarını kolaylıkla yenebiliyorlar. Rencide etmeden, kuyruklarda bekletmeden evine kadar yollanarak sağlanan bu yardımlar hayırseverlerin bağışlarıyla gerçekleşiyor. Her zaman söylüyoruz; LÖSEV'e yaptığınız tüm bağışlar yerini buluyor ve yaşam sağlıyor. |
KURBAN BAĞIŞLARINIZ HAYAT BULDU |
| |
| Fırından yeni çıkmış mis gibi pasta kokusu karşısında kim dayanabilir ki? İçimden, röportajı bir kenara bırakıp doğruca mutfağa koşup, pastadan bir parça olsun, koparmak geldi doğrusu. |
| |
| BAŞARIYLA PASTACILIK SERTİFİKALARINI ALAN ANNELERİMİZ PİŞİRDİKLERİ LEZİZ TATLILARI TÜM ANKARA'LILARIN BEĞENİSİNE SUNACAK.. ÇOK YAKINDA ISPANAK DÜKKAN'DA... BAKALIM SİZ DE BEĞENECEK MİSİNİZ! |
|
Bu kez yolumuz Annelerimizin eğitim atölyesine düştü. LÖSEV; yaklaşık 6 aydır Avrupa Birliğinin destekleriyle, lösemi hastası çocuğu olan ve tedavi için zorunlu olarak Ankara’ya göç eden ailelerimizin isdihdamına yönelik meslek edindirme kurslarını sürdürüyor. Annelerimiz, kendileri için özel diktirilmiş beyaz önlükleriyle, eğitici annelik kurslarının yanı sıra, pasta ve bisküvi yapımının püf noktalarını öğreniyor birbirinden lezzetli pastalar pişiriyorlar. Sınıfı ziyaret ettiğimiz saatlerdeyse, sınav heyecanı yaşanırken bulduk. Annelerimiz yıllar sonra okul sıralarına dönmüş yazılı oluyordu. Gözlerinde, üniversite sınavına girmiş bir öğrencinin tedirginliği vardı. |
|
|
|
|
| AİLELERDEN MEKTUP VAR |

|
|
Oğlumuz Ahmet Emin şimdi 4 yaşında! Yavrum bu sinsi hastalığın pençesine 18 aylık iken yakalandı. İlk teşhis konulduğunda annesi ve ben günlerce ağladık ve Allah’a dua ettik ne olur tanısı LÖSEMİ çıkmasın diye ama takdiri ilahi tanı konulduğunda bebeğimizin LÖSEMİ (ALL) olduğunu öğrenmiştik artık yapacak bir şey yoktu kaderimize boyun eğerek bebeğimizin iyileşebilmesi için Erzurum Araştırma Hastanesinde tedaviye başladık ilk günler Bizim için çok korkunçtu Kan ve trombosit bulmada çok büyük zorluklarla karşılaştık. Ama bebeğimizin bizim gözlerimizin içine bakarak beni kurtarın dercesine haykırışları halen kulaklarımızdan gitmiyor. Hastanenin tüm personeli, doktorları hemşireleri özellikle Çocuk Hematoloji bölümünün hocası Doç Dr. Mustafa Büyükavcı bizim çocuğumuza ve tüm Lösemili hastalara kendi öz çocukları gibi bakıyor hastalar iyi olunca onlarda iyi oluyor. Problem çıkınca onlarda bizimle beraber aynı üzüntü içerisine giriyorlardı. Derken Bir gün arkadaşım LÖSEV’den bahsetti. Neden LÖSEV’e başvurmuyorsun, çok güzel çalışmaları var. Ayrıca hastalık ile ilgili tüm gelişmelerden hasta yakınlarından haberdar ediyorlar dedi. Hemen LÖSEV ‘i arayarak gerekli bilgileri aldım ve istenilen evrakları hazırlayarak gönderip LÖSEV’e üye oldum. O günden buyana LÖSEV’in sıcaklığını ve desteğini hep yanımızda hissettik. LÖSEV bizi hiçbir zaman unutmuyor. Bayramlarda, yılbaşlarında çocuğumuzun doğum günlerinde hediye paketi gönderiyor. Bu hediyelere bebeğimiz çok seviniyor. Bebeğimizin bu sevinci ise bizi çok mutlu ediyor.
Sevgili LÖSEV’in bir bilgilendirme mektubu sayesinde maaşından kesilen gelir vergisinden vergi indirimi talebinde bulunarak gerekli rapor çıkarttım artık maaşımdan kesilen gelir vergisinden her ay 72 YTL cebimde kalıyor ve ben bu parayla bebeğimizin küçükte olsa bir ihtiyacını karşılıya biliyorum. Ayrıca son gönderdiğiniz PINAR et ve süt ürünlerinden oluşan yiyecek yardım paketi kuponu elimize geçti. Bu ve benzeri tüm yardımlarda en küçük katkısı olan herkesten Allah razı olsun. Tüm yardımlarınızı ve çalışmalarınızı elimizden geldiğince herkese anlattığımızı da bilmenizi istiyorum ayrıca.
Yavrumuz Ahmet Emin’in büyük bir gayret ve yaşama sevinci ile başta Allah’ın iradesi olmak üzere Hocası, Doktorları, Hemşire ablaları ve siz Lösev’in maddi, manevi destekleri ve bizleri seven tüm eş ve dostlarımızın duaları ile hastalığı yeneceğine inanıyoruz, bunun inşallah birlikte başaracağız ve Ahmet Emin bir gün elinde kocaman bir bir buket çiçekle elinizi öpmeye gelecek ve bu hepimizin mutluluğu olacak...
Allah razı ve hoşnut olsun, iyi ki varsınız.12.05.2005
|
SAYIN LÖSEV AİLESİ
Gönderdiğiniz burs ve yardımlarınızı aydan aya alıyoruz, eşyalar ve elbiseler hepsi buna dahil. Ben 51 yaşındayım 10 çocuğum var ve 3 tanesini büyük güçlüklerle okutmaya çalışıyorum. Benim mesleğim yok bazen inşaatta ara işleri yapıyorum. 1 oğlum fabrikada çalışıyor asgari ücretle. Gönderdiğiniz Pınar yiyecek paketini aldık. Gerçekten bu yaptıklarınız bizi ve çevremizi çok duygulandırdı en azından hasta kızım güzel bir kahvaltı sevinçler içinde yapıyor. Ama maddi imkânsızlığım öyle bir seviyeye geldi ki çok perişan haldeyim. Keşke burada olsanız da şu gecekondu harabe evimi size tek tek çatlak ve çökmekte olan kısımlarını size gösterebilsem.
Bir gün kızım beni annesiyle hastaneden aradı ve “babacım bana yarın lahmacun alabilir misin” dedi. Sabah hemen çarşıya gidip fırına girdim 2 adet lahmacun istedim. Pişmeye yakın elimi cebime attım ve cebimde tam bir milyon para vardı. Lahmacunun tanesi beş yüz bin iki tanesi bir milyon ve utandım çıkıp kapının önünde sessizce kendi kendime ağlamaya başladım. Çünkü fırıncının parasını versem hastaneye yol param bitiyor fırıncının parasını vermesem utancımdan yerin dibine gireceğim. Fırıncı bunu anladı beni kaldırdı ve oturduk fırıncıyla biraz dertleştik. Onların parasını almadı. İki lahmacun için her aklıma geldikçe dua ediyorum. Allah razı olsun ondan.
LÖSEV ailesi çalışanları yardımda ve katkıda bulunan bütün insanlar ben size ailecek gece gündüz aklıma geldikçe bütün namazlardan sonra dua ediyorum. Her zaman Allah dünya da ve ahirette sizinle olsun. Sizden şefaatini esirgemesin, bin kere Allah razı olsun hepinize selam ederim. |
SAYIN Dr. Üstün EZER
Hayatımda ilk kez biri veya birileri bana karşılıksız yardım ediyor. Çocuğumun doğduğu ilk günkü sevinci duydum. Allah-u Teala sizden ve çalışanlarınızdan razı olsun. Bu sevincimi alfabemizdeki 29 harf anlatmaya yetmez. Bu yapmış olduğunuz ve yapacağınız yardımlar için Allah yolunuzu açık etsin ve sizlere dert, keder, sıkıntı göstermesin. Mağdur durumdaki insanların, başkaları tarafından karşılıksız olarak hatırlanması çok güzel bir olay. Sizlere benim elimden ancak; dilim döndüğünce dua etmek gelir. Hepinize sağlıklı ve sıhhatli günler dilerim.
SAYIN LÖSEV GRUBU
Özellikle bize yaptığınız yardımlardan dolayı sizlere ve tüm yardımsever vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum, çok sağ olun, Sizin verdiğiniz katkı ve moralle lösemi canavarını ben ve bütün lösemi hastaları Allah’ın izniyle yeneceğimizden çok eminim. Gönderdiğiniz yardım kolisini aldı.m çok teşekkür ederim. Derginizi büyük bir sevinçle okudum ve lösemi canavarını yenmek için kendimi daha güçlü kuvvetli hissediyorum. Sizleri çok seviyorum ve gurur duyuyorum. Sizden bir isteğim var Ben sucuk ve salamı çok seviyorum, Rica etsem bana sucuk ve salam gönderir misiniz? Allah sizin gibi iyi kalpli insanları eksik etmesin (ÂMİN) HOŞÇAKALIN!
|
|
|
| LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM |
Yakınınızda lösemi hastası BİR ÇOCUK YARDIM İSTİYORSA lösev’e yönlendirebilirsiniz.
Lösante’de parasız tedavi gören lösemili çocuklarımız için gıda, pijama, ayakkabı ve kağıt temizlik malzemeleri alabilirsiniz.
Firmanızın sosyal sorumluluğunu LÖSEV projelerinde buluşturabilir ilaç ve tıbbi cihaz temin edebilirsiniz.
LÖSEV’i tanıtan ücretsiz kitapcık, dergi ve cd’lerini alarak bizi inceleyebilir ve siz de çevrenizde LÖSEV’i tanıtabilirsiniz.
Vakfımızdan izin ve yetki alarak LÖSEV adına mini kampanyalar oluşturabilir, LÖSEV ürünlerinin satışına yardımcı olabilirsiniz.
Okulunuzda sorumlu olarak LÖSEV kulübü kurabilir ve lösemili kardeşlerinize kırtasiye yardımında bulunabilirsiniz.
Çevrenizden kullanılmış yeni ürünler ile temiz, ütülenmiş ikinci el giysilerin temini konusunda bir eşya şenliği düzenleyebilirsiniz.
Her haftanın ilk günü kendinize ‘LÖSEV için ben ne yapabilirim’ sorusunu sorup bizimle iletişime geçebilirisiniz.
Kullanmadığınız kanser ilaçlarını vakfımıza bağışlayabilirsiniz. |
| ÜLKEMİZİN SORUMLU MİLLET VEKİLLERİNE ÇAĞRIMIZDIR |
Ülkemizde son yıllarda KANSER HASTALARININ görülme sıklığı artmıştır. Güncelleşen bilgilerimizle dünyada ölüm nedenleri arasında kanser birinci sıraya yükselmiştir. BM Dünya Sağlık Örgütü Raporları’da önümüzdeki 15 yıl içerisinde kanser hastalıklarının %60 oranında daha da artacağına işaret etmektedir.
Lütfen günlük politikalardan ve siyasetten biraz ayrılarak çevrenize başka bir gözle bakınız. Eskiden çok uzaklardan, iyi tanımadığınız bir kimsenin “Galiba kötü bir hastalığa” yakalandığını duyardınız. Şimdi öylemi? En yakın arkadaşınız, anneniz, babanız, çocuğunuz, kendiniz kanser hastalıklarına yakalanıyorsunuz. Gün geçmiyor ki gazetelere verilen ölüm ilanlarında meşhur veya sade insanların kanserden vefat ettiğini okumayalım. Minicik bebekler, küçücük çocuklar bu canavarın pençesine yakalanıyorlar. Hiç bu insanların sıkıntılarına, çektikleri eziyetlere, acılara kulak veriyor musunuz? İşini kaybedenler, bir yakınının tedavisi için koşturanlar, kuyruklarda bekletilenler, ilaç bulamayanlar, parası yetmediği için kaderine razı olanlar veya yurtdışından çare umanlar mutlaka sizlerin de kapınızı aşındırıyorlar.
Yazık değil mi bu insanlara, yazık değil mi bu ülkeye.
Biz LÖSEV (Ankara Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı) olarak devletimizi ve onu yönetenleri eleştirmek değil onlara yardım etmek istiyoruz. Ciddi, güvenilir bir sivil toplum kuruluşu olarak gerçekleri göstermek ve çözüm yollarını ortaya koyabilmek için çırpınıyoruz.
Öncelikle soframıza kadar girmiş olan, çocuklarımızın en fazla tükettikleri yiyecek ve içeceklerde bile bulunan kanser yapabilen maddelere karşı bir eğitim kampanyası oluşturalım.
Sigara, uyuşturucu başta olmak üzere çevremizdeki tüm kanser yapabilen etkenlere karşı bir mücadele başlatalım.
Kanser hastalarının çektiği eziyetlere ve acılara karşı yardımcı olalım, bürokratik engellerini azaltalım, tersine yaşamlarını kolaylaştıralım.
Neredeyse tümü yurt dışından dövizlerle ithal edilen ilaç ve tıbbi malzemelerin ülkemizde üretimi konusunda teşvik edici yöntemler bulalım.
Kansere karşı hastanelerimizin, tedavi merkezlerimizin, sağlık personellerimizin sayısını çoğaltalım, eğitimlerine önem verelim. Kanser hastalığına karşı tedavi olanaklarımızı artıralım.
Ülke çapında çocuklar, gençler ve olgun insanları kucaklayacak “Spor yapma ve sağlıklı yaşama” kampanyalarına öncü olalım. Güvenilir tıp çevreleri diyor ki; Sağlıklı beslenirseniz sigara içmezseniz ve spor yaparsanız ülkenizde kanser hastalığını %30 oranında azaltırsınız. Bu önerilerimize karşı çıkabilir misiniz? Evet yalnızca kanser hastalığından kar sağlayan çevreler bunlara karşı çıkabilirler; siz de , biz de bu insanlık dışı kişilere karşı mücadele etmeliyiz.
Geleceğimizin güvencesi ve ülkemizin istikbali çocuklarımız adına sizden rica ediyoruz. Lütfen çağrımıza kulak veriniz ve bizim yanımıza geliniz. Hiç olmazsa minik bebeklerimizi kanser belasından koruyalım. Bu hepimiz için tarihi bir sorumluluktur. |
| |
| GÜZELLİK UĞRUNA ÖLEBİLENLER |
| ZARARLARINI ÖĞRENELİM SAĞLIKLI GÜZELLEŞELİM |
Kadın ve erkeklerin hem kendilerine hem de karşı cinslerine güzel ve çekici görünmek için sarf ettikleri çabalar insanlık tarihinin ilk günlerine kadar uzanmaktadır. Estetik cerrahisi, güzellik merkezleri, makyaj malzemeleri, güzel kokular, güneş ve yanık kremleri her biri kendi içerisinde çok gelişmiş ve sektör haline gelmiş güzelleşme yöntemleridir. Ancak çevremize veya karşı cinsimize güzel görünelim derken sağlığımızı kaybedebileceğimizi de unutmamalıyız.
Cildimiz zararlı ve toksik maddelere karşı vücudumuzu koruyan bir organımız olmakla birlikte birçok maddenin de emilmesinde geçit rolü üstelenen bir tabakadır. Çok yeni araştırmalarla özellikle kadınların kullandıkları kozmetik ürünler nedeniyle kanser hastalıklarıyla karşı karşıya kalabilecekleri ortaya konulmuştur. Benzen, fenillediamine, katrandan elde edilen renklendiriciler, formaldehit her gün kullandığımız zehirli kokteyllerden birkaçıdır. Çevre programlarından yapılan açıklamalar göre kozmetik sektöründe kullanılan kimyasal maddelerin 900 tanesi toksik maddeler içermektedir.
Uzmanlara göre kozmetik ürünlerin yapılmasında o kadar fazla kanserojen madde kullanılıyor ki zararsız olmaları düşünülemez. Özellikle yağlı ve nemlendirici ürünlerde bulunan kimyasallar vücudumuza rahatlıkla nüfus edebilmektedirler. Sadece deri yoluyla değil kullandığımız spreylerle akciğerlerimize, sürdüğümüz rujlarla sindirim sistemimize aldığımız kanserojenler zaman içerisinde çeşitli kanser hastalıklarına neden olabilmektedirler. Hayvanlar üzerinde yapılan çoğu araştırmada da birçok tuvalet ve makyaj malzemeleri, krem ve losyonda bulunan DEA (Dietanolamin) adlı maddenin kanser hastalığına yol açtığı gösterilmiştir. DEA ve türevleri (çoçomide-DEA) şampuanlar, losyonlar, kremler başta olmak üzere birçok kozmetikte su tutucu nemlendirici etki vermek üzere yaygın olarak kullanılmaktadır. DEA tek başına zararlı bir madde olmasa da kozmetiklerin içine konulan nitrit önleyici maddeler ile reaksiyona girerek NDEA adı verilen potansiyel bir kanserojen olmaktadır. NDEA ve PARASEN Dünya Sağlık Örgütü tarafında da kanser yapabilen bir madde olarak kabul edilebilmektedir.
Güzel bir kadın sabah kahvesini eline alana kadar şampuan, saç jölesi, parfüm, yüz kremi, besleyici tonik, ruj, allık, kirpik boyası gibi kozmetikleri kullanmakta ve 126 değişik kimyasal maddeyle temas etmektedir. Bir İngiliz araştırıcının raporuna göre bir kadın güzelleşmek uğruna kullandığı ürünler nedeniyle yılda 2 kilogram kimyasal maddeyi cildine nüfus ettirmektedir. Bu rakam özellikle kontrolsüz ve kalitesiz üretilen ürünlerde katlanarak artmaktadır. Kozmetik ürünler üreten ve bu alanda milyonlarca dolar kazanan firmalara göre ise kişisel bakım ürünleri özellikle araba egzozu, sigara dumanı ve tarım ilaçlarıyla karşılaştırıldıklarında daha masumlar. Ancak herkesin bildiği üzere kozmetik kimyasallar da ancak belli sürelerde ve birikimler sonucu kansere yol açmaktadır. Ne dersiniz her yıl 2 kg kozmetik kimyasalı deri yoluyla almak daha mı sağlıklıdır. Bizden söylemesi sizden karar vermesi.
|
| UNUTMAYIN GÜVENLİ OLAN TEK SENTETİK KİMYASAL HİÇ KULLANMA-DIĞIMIZDIR. |
|